Bakan Çavuşoğlu’ndan ‘garantörlük’ açıklaması

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu ile bir araya geldi. Çavuşoğlu ve Ertuğruloğlu, basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Kıbrıs meselesinin Türkiye’nin en öncelikli konularından olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, şöyle konuştu:

* Kıbrıs Türk halkının meşru haklarının ve güvenliğinin teminat altına alınması gerekir. Çözüm adil, kalıcı ve sürdürülebilir olmalı. Bu mesele, geçmişi ve geleceğiyle sahiplendiğimiz milli davamızdır. Türk tarafı olarak en başından bu yana bu doğrultuda güçlü bir irade ortaya koyduk. Yapıcı ve yaratıcı fikirler sunduk. İyi niyetle çaba gösterdik.

* Ancak Rum tarafının uzlaşmaz zihniyeti, tüm çözüm çabalarını baltaladı. 1963 yılında ortaklık devletini ortadan kaldıran bu zihniyet, 2004 yılında Annan Planı’nı reddetti. 2017’de de Grand Montana’da masadan kaçtı.

* Geçtiğimiz yıl, Cenevre’de aynı samimiyetsiz tutumu kendilerinden gördük. Rumlar, başından beri federasyon modelini reddetti. Şimdi ‘federasyon artık olmaz’ deyince bu sefer bu modele sarılmaya başladı. Bu temelde bir çözümün mümkün olmayacağını yaklaşık 50 yıldır tecrübe ettik.

“RUM PROPAGANDASINDAN İBARET”

Maraş’ta atılan adımları, Türkiye’nin de aynı anlayışla desteklediğini aktaran Çavuşoğlu, Maraş açılımının uluslararası hukuka tamamen uygun olduğunu vurgulayarak, KKTC makamlarının yeni mağduriyetler yaratma çabasında olduğu iddialarının Rum propagandası olduğunu söyledi.

Çavuşoğlu, “Doğu Akdeniz’de Türkiye hem kendi kıta sahanlığındaki hakları hem de Ada’nın eşit ve ortak sahibi olan Kıbrıs Türklerinin meşru hak ve çıkarlarını korumaya kararlıdır. Bunu sahada ve masada bugüne kadar göstermiştir. Bu kararlılık bugün aynen geçerlidir. Kıta sahanlığımızı ihlal etme girişimlerinin olduğunu hatta 9 defa bir yıl içinde girişimde bulunduklarını ve buna müsaade etmediğimizi daha önce de açıklamıştım” ifadelerini kullandı.

ERTUĞRULOĞLU: BM’NİN VARLIĞI SONA EREBİLİR

KKTC Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu, BM Barış Gücü askerlerinin görev sürelerinin uzatılması kararıyla ilgili soru üzerine şöyle konuştu:

* BM Güvenlik Konseyi’nin Ada’daki Barış Gücü denen aslında, o ifadeyi pek hak etmeyen BM askerlerinin görev süresini uzatma konusunda yıllardır yaptığı bir hata, Rumlara Kıbrıs Cumhuriyeti hükümeti muamelesi yaptıkları sürece o görev süresini uzatırken o devletin rızasını alıyorlar. Bize görüş soran yok.

* Çünkü BM’ye göre biz Kıbrıs Cumhuriyeti denen Rum devleti aslında, adı Kıbrıs Cumhuriyeti onun bir toplumuyuz. Şimdi yıllarca Türk tarafı iyi niyetle hoşgörülü tarafıyla Barış Gücü’ne dedik ki ‘Bizden görüş almıyorsunuz, biz size iyi niyetle bu misafirperverliği gösteriyoruz.’ Son dönemlerde gerek Ada’da gerekse New York’ta Genel Merkez’de olsun BM yetkililerine şunu söylemeye başladık; ‘Ya bizimle de resmi bir anlaşma yaparsınız ya da BM’nin KKTC’deki varlığı sona erebilir.’

* Zaten sizin Ada’da barışı sağlayan askeri birlik olmadığınızı dünya bilir. Kıbrıs Türkünün 63’ten 74’e kadar en kötü yılları bütün Kıbrıs Türkünün tabi tutulduğu mezalim, toplu mezarlar, kaybolmalar, bütün bunlar Ada’da Barış Gücü adını taşıyan BM askerlerinin var olduğu yıllarda oldu.

ÇAVUŞOĞLU: RUSYA DA BUNUN GARANTÖRÜ OLACAK

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İstanbul’da gerçekleştirilen Ukrayna-Rusya müzakerelerinde ortaya çıkan güvenlik garantileri konusunda şu açıklamalarda bulundu:

* Ukrayna, ‘Ben NATO’ya girmeyeceksem, tarafsız bir politika izleyeceksem benim güvenliğimin de garanti altına alınması gerekiyor’ diyor. Bunu söylerken bir ülkeye karşı söylemiyor. Kendi teklifinde kimler var, P5 ülkeleri. P5’in içinde ABD var, İngiltere var, Fransa var, Çin var ve Rusya Federasyonu var. Böyle bir anlaşma olursa Rusya da garantörlerden birisi olacak.

* Ukrayna’nın teklif ettiği artı Türkiye ve Almanya. Ama daha sonra görüyoruz ki İtalya, İsrail var, Kanada’nın ismi zikredildi. Hatta gönüllü olarak katılmak isteyen ülkeler varsa buna da açık olacak. Böyle bir liste olursa, onların görevi ne olacak? NATO gibi herhangi bir ittifaka giremeyecek Ukrayna ama AB’ye girecek. Ekonomik ve siyasi bir birliktelik olduğu için. Bu ülkeler de bunu garanti edecek.

* Sonuçta bu ülkeler, Ukrayna’ya yönelik bir tehdit oluştuğu zaman hangi adımlar atılacak? BM Güvenlik Konseyi mi devreye girecek? Barış Gücü mü olacak, hava sahası mı kapatılacak? Bu tür tehditleri engelleme konusunda birlikte çalışacak. Türkiye’de yorumlara bakıyoruz. ‘Türkiye hemen savaşın içine girecek, asker konuşlandıracak’ bunlar söz konusu değil veya ‘Rusya’yla karşı karşıya gelecek’ Rusya da bunun garantörü olacak.

* Rusya da Ukrayna’ya karşı bir tehdidi engellemekte mükellef olacak. Bu aslında barışa giden yolda Ukrayna’nın ihtiyacı olan bir garanti. Böyle değerlendirmek lazım. Türkiye’yi ilk etapta P5 artı Türkiye ve Almanya olarak teklif etmeleri, Rusya Federasyonu’nun da buna ‘evet’ demesinin sebebi her iki ülkenin de Türkiye’ye güvenmesi, Türkiye’yi objektif, yapıcı, barış isteyen bir ülke olarak görmeleridir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.