İBB Şehir Tiyatroları perdeyi, “Bu Memleket Bizim” ile açıyor: Klasiklere ve yeniliklere devam

İBB Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşegül İşsever’in yeni sezon oyunlarını ve çalışmalarını paylaştığı basın toplantısına İBB Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat, Kültür Dairesi Başkanı Tolga Volkan Aslan, Şehir Tiyatroları Müdürü İlyas Ceran, Müdür Yardımcısı Oytun Askeroğlu, Genel Sanat Yönetmeni Yardımcıları Can Başak, Emrah Özertem, Tankut Yıldız katıldı.

Yeni mevsim oyunlarını ve çalışmalarını paylaşan İşsever ilk önce “Bu Memleket Bizim” dedi. Cumhuriyetimizin 100. yılına saygı olarak sahnelenecek oyunla ilgili İşsever, “Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 100. yılını kutlarken bize bu toprakları vatan yapan başta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere neredeyse her evi cephe kılan, yurdunu canı pahasına savunan, ismini bildiğimiz ya da bilemediğimiz bütün kahramanlarımızın huzurunda saygıyla eğiliyoruz” ifadelerini kullandı. 

Tiyatro sezonu 16 Eylül ve 17 Eylül’de saat 20.30’da Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu’nda sahnelenecek “Bu Memleket Bizim” adlı oyunla açacak. 

Bu sezon tiyatroseverleri Shakespeare’den Tolstoy’a, Turan Oflazoğlu’ndan Haldun Taner’e klasik yazarların eserlerinin ön planda olduğu zengin bir repertuvar bekliyor.

İki yıl için açıklanan repertuvarın, henüz hazırlık aşamasında olan projelerini de tamamlayarak yeni sezon boyunca seyirciyi tiyatronun klasik eserleri ile buluşacak. Aynı zamanda geçtiğimiz sezondan başlayan oyunlar da sahnede olacak. Ekim ayında seyircinin heyecan duyacağı yeni oyunlarla perde açılacak. Tolstoy’un yazdığı Savaş ve Barış’ı Aleksender Popovski, Alison Gregory’nin yazdığı Ben Medea Değilim’i Hülya Karakaş, Lucy Kirkwood’un yazdığı Sivrisinekler’i Ali Gökmen Altuğ, Nick Whitby’nin yazdığı Yaşamak mı Yoksa Ölmek mi?’yi  Hüseyin Köroğlu, Bertolt Brecht’in yazdığı Galilei’nin Yaşamı’nı Nurullah Tuncer yönetiyor. Bu repertuvara sonraki aylarda, bir Türk tiyatrosu klasiği olan Haldun Taner’in yazdığı Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım da dahil olacak.

100. YIL DENEME SAHNESİ

Ayrıca İşsever, deneme sahnesi yapacaklarının altını çizdi. İşsever, “Bu sezon oyun yazım atölyemize ek olarak bir de 100. Yıl Deneme Sahnesi çatısı altında oyun yapım atölyesi ile öğrenci ya da mezun yönetmen, dekor, kostüm, müzik ve ışık tasarımcısı adaylarına bu süreçte bir kurumsal yapıda çalışma, üretme ve en önemlisi tanışma şansını yaratmak istiyoruz” dedi. 

HALDUN TANER SAHNESİ’NE BİR YIL, MUAMMER KARACA TİYATROSU BİR BUÇUK YIL, KENTER TİYATROSU BELİRSİZ!

Toplantıda konuşan Mahir Polat ise açılması beklenen Haldun Taner Sahnesi, Kenter Tiyatrosu ve Muammer Karaca Tiyatrosu ile ilgili şu ifadeleri kullandı: “Haldun Taner’in özel sorunları vardı. Hâl binası aslında. İçinde beton bir bölge var. Bu tarihi yapıyı oldukça tahrip etmiş. 15 sene önce Boğaziçi Üniversitesi’nin verdiği bir rapor var. Deprem dayanıklılığının nerdeyse sıfır olduğu, kullanılamayacağı, güçlendirme yapılması yönünde. Projenin 1 yıl içerisinde tamamlanmasını öngörüyoruz.

Muammer Karaca ile ilgili yapının alt tarafında tarihi bir Fransız karakolu var. Üzerinde bir bina yükseliyor. Bu bina da yanındaki konsolosluğa sarkıyor görünüyor. Önce konsolosluğun rızasının alınması gerekiyordu. Kendileriyle çok uzun süren bir münazara sonrasında protokol imzaladık. Proje kendi takvimi çerçevesinde devam ediyor. Umarım 1- 1.5 yıl içinde onu da tamamlayacağız.

Kenter Tiyatrosu ile ilgili olarak binada, iki binanın iç içe geçtiği özgün bir durum var. Her iki binanın da deprem açısından riskli olduğunu gördük. Binada başka malikler de var. Diğer mülk sahipleriyle anlaşmamız gerekiyor. Bizim için çok esaslı bir proje ama insanlar zorluklarını bilmiyorlar.” 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx